|
Catégorie |
Anglais |
Turc |
|
| General |
|
| 1 |
General |
set someone back v. |
bir oyuncuya puan kaybettirmek |
|
| 2 |
General |
do something behind someone's back v. |
arkadan iş çevirmek |
|
| 3 |
General |
call someone back v. |
birine tekrar telefon etmek |
|
| 4 |
General |
go back on someone v. |
birine ihanet etmek |
|
| 5 |
General |
call someone back v. |
kendisini telefonla arayıp bulamayan birine telefon etmek |
|
|
|
| 6 |
General |
pay someone back v. |
hakkından gelmek (kötülük yapan birinin) |
|
| 7 |
General |
pay someone back v. |
birine karşılıkta bulunmak (güzel bir şeye karşı) |
|
| 8 |
General |
set someone back v. |
birini (belirli bir zaman için) geciktirmek |
|
| 9 |
General |
pay someone back v. |
intikam almak (kötülük yapan birinden) |
|
| 10 |
General |
give someone the shirt off one's back v. |
çok cömert olmak |
|
|
|
| 11 |
General |
do something behind someone's back v. |
arkasından iş çevirmek |
|
| 12 |
General |
shoot back at someone v. |
birinin ateşine karşılık vermek |
|
| 13 |
General |
pay someone back v. |
birine olan borcu ödemek |
|
| 14 |
General |
call someone back v. |
birini geri çağırmak |
|
| 15 |
General |
get back to someone v. |
daha sonra aramak |
|
| 16 |
General |
back someone up v. |
arkasında olmak |
|
| 17 |
General |
be at the back of someone's mind v. |
aklının bir köşesinde bulunmak |
|
| 18 |
General |
be at the back of someone's mind v. |
belleğinde yer etmek |
|
| 19 |
General |
stab someone in the back v. |
kalleşlik yapmak |
|
| 20 |
General |
turn someone back v. |
isdar etmek |
|
|
|
| 21 |
General |
answer back to someone v. |
(sözle vb.) karşılık vermek |
|
| 22 |
General |
answer someone back v. |
(sözle vb.) karşılık vermek |
|
| 23 |
General |
ask someone back v. |
tekrar çağırmak |
|
| 24 |
General |
ask someone back v. |
yeniden davet etmek |
|
| 25 |
General |
talk about someone behind one's back v. |
birisinin arkasından konuşmak |
|
| 26 |
General |
fight back at someone v. |
birine karşı kendini savunmak |
|
| 27 |
General |
hand something back to someone v. |
birine bir şeyi elden geri vermek |
|
| 28 |
General |
hit back at someone v. |
birine vurarak karşılık vermek |
|
| 29 |
General |
want someone back out on the street v. |
birinin sokaklara geri dönmesini istemek |
|
| 30 |
General |
scratch someone's back v. |
birinin sırtını kaşımak |
|
| 31 |
General |
bring someone back safe v. |
birini sağ salim getirmek |
|
| Phrasals |
|
| 32 |
Phrasals |
beat someone back v. |
yenmek |
|
| 33 |
Phrasals |
beat someone back v. |
bastırmak |
|
| 34 |
Phrasals |
beat someone back v. |
geri püskürtmek |
|
| 35 |
Phrasals |
stand back of someone v. |
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak |
|
| 36 |
Phrasals |
stand in back of someone v. |
(desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak |
|
| 37 |
Phrasals |
carry someone back to some time v. |
geçmişte bir zamana götürmek |
|
| 38 |
Phrasals |
carry someone back to some time v. |
geçmişe götürmek |
|
| 39 |
Phrasals |
buy something back (from someone) v. |
tekrar almak |
|
| 40 |
Phrasals |
buy something back (from someone) v. |
yeniden satın almak |
|
|
|
| 41 |
Phrasals |
buy something back (from someone) v. |
geri satın almak |
|
| 42 |
Phrasals |
help someone back to something v. |
birinin bir yere dönmesine yardımcı olmak |
|
| 43 |
Phrasals |
pull something back from someone v. |
bir şeyi birinden (elinden vb) hızla/aniden kapmak |
|
| 44 |
Phrasals |
lead someone back to somewhere v. |
bir yere dönmesinde birine rehberlik etmek |
|
| 45 |
Phrasals |
set someone back (some amount of money) v. |
(bir miktar para) mal olmak |
|
| 46 |
Phrasals |
move someone back v. |
birilerini geriye çekmek |
|
| 47 |
Phrasals |
pass back to someone v. |
iade etmek |
|
| 48 |
Phrasals |
read something back (to someone) v. |
bir şeyi birine tekrar okumak |
|
| 49 |
Phrasals |
call someone back v. |
(telefonla) tekrar aramak |
|
| 50 |
Phrasals |
ring someone back v. |
(telefonla) tekrar aramak |
|
| 51 |
Phrasals |
see someone back (to something) v. |
birine (bir yere dönüşünde) refakat etmek |
|
| 52 |
Phrasals |
send someone back for something v. |
birini bir şey için geri yollamak/göndermek |
|
| 53 |
Phrasals |
step back on someone v. |
adımını geri atıp birinin üzerine basmak |
|
| 54 |
Phrasals |
throw something back to someone v. |
bir sorunu birine iade etmek |
|
| 55 |
Phrasals |
throw something back to someone v. |
birine bir şeyi geri atmak |
|
| 56 |
Phrasals |
want someone back v. |
birinin dönmesini beklemek |
|
| 57 |
Phrasals |
try someone back again v. |
telefonda yeniden geri aramak |
|
| 58 |
Phrasals |
sneak someone in through the back door v. |
birini arka kapından gizlice eve sokmak |
|
| 59 |
Phrasals |
pay someone back v. |
ödeşmek (kötülük yapan biriyle) |
|
| 60 |
Phrasals |
back someone up v. |
birine arka çıkmak |
|
| 61 |
Phrasals |
bring (someone) back out v. |
bis yapmak |
|
| 62 |
Phrasals |
bring someone back out v. |
bis yapmak |
|
| 63 |
Phrasals |
bring someone back out v. |
(alkışlarla tekrar) sahneye çağırmak |
|
| 64 |
Phrasals |
bring (someone) back out v. |
(alkışlarla tekrar) sahneye çağırmak |
|
| 65 |
Phrasals |
cut back to someone or something v. |
çekime geri dönmek |
|
| 66 |
Phrasals |
cut back to someone or something v. |
film veya televizyonda bir sahneye geri dönmek |
|
| 67 |
Phrasals |
drift back (to someone or something) v. |
suyun üstünde sürüklenerek bir yere yaklaşmak |
|
| 68 |
Phrasals |
drive someone back to someone v. |
birini başka biriyle (eski sevgilisi, annesi, babası) tekrar birleştirmek/bir araya getirmek |
|
| 69 |
Phrasals |
drive (one) back to (someone) v. |
(birinin başka biriyle, eski sevgilisiyle) tekrar arasını düzeltmek |
|
| 70 |
Phrasals |
drive someone back on something v. |
birini bir kaynağı/birikimi kullanmak zorunda bırakmak/kullanmaya itmek |
|
| 71 |
Phrasals |
drive someone back to someone v. |
birinin başka biriyle (eski sevgilisi, annesi, babası) arasını düzeltmek |
|
| 72 |
Phrasals |
drive someone back to someone v. |
birini başka birine (eski sevgilisi, annesi, babası) geri döndürmek |
|
| 73 |
Phrasals |
drive (one) back to (someone) v. |
(birini başka biriyle, eski sevgilisiyle) barıştırmak |
|
| 74 |
Phrasals |
drive (one) back to (someone) v. |
(birini başka birine, eski sevgilisine) geri döndürmek |
|
| 75 |
Phrasals |
drift back (to someone or something) v. |
suyun üstünde yavaşça (birine/bir şeye doğru) sürüklenmek |
|
| 76 |
Phrasals |
drive (one) back to (someone) v. |
(birini başka birine, eski sevgilisine) tekrar itmek/çekmek |
|
| 77 |
Phrasals |
drive someone back on something v. |
cebinden yemek/harcamak zorunda bırakmak |
|
| 78 |
Phrasals |
drive someone back to someone v. |
birini başka birine (eski sevgilisi, annesi, babası) tekrar itmek/çekmek |
|
| 79 |
Phrasals |
drive (one) back to (someone) v. |
(birini başka biriyle, eski sevgilisiyle) tekrar birleştirmek/bir araya getirmek |
|
| 80 |
Phrasals |
get someone or something back v. |
birini/bir şeyi geri almak |
|
|
|
| 81 |
Phrasals |
get back (to someone) (on something) v. |
(birine/bir şeye) geri dönüş yapmak |
|
| 82 |
Phrasals |
get back (to someone) (on something) v. |
(birine) bir bilgiyle dönüş yapmak |
|
| 83 |
Phrasals |
get back (to someone) (on something) v. |
(birine/bir şeye) dönmek |
|
| 84 |
Phrasals |
get back (to someone) (on something) v. |
(birine/bir şeye) geri dönmek |
|
| 85 |
Phrasals |
get back (to someone) (on something) v. |
(birine) bir bilgiyle geri dönmek |
|
| 86 |
Phrasals |
get back (to someone) (on something) v. |
sonradan (biriyle) konuşmaya devam etmek |
|
| 87 |
Phrasals |
get someone or something back v. |
birini/bir şeyi geri kurtarmak |
|
| 88 |
Phrasals |
lash back (at someone) v. |
(birine) sözle veya şiddetle karşılık vermek |
|
| 89 |
Phrasals |
lash back at someone v. |
birine aynı şiddette cevap vermek |
|
| 90 |
Phrasals |
lash back (at someone) v. |
(birine) aynı şiddette cevap vermek |
|
| 91 |
Phrasals |
lash back at someone v. |
birine karşı saldırıya geçmek |
|
| 92 |
Phrasals |
lash back at someone v. |
birine karşı misilleme yapmak |
|
| 93 |
Phrasals |
lash back (at someone) v. |
(birine) karşı misilleme yapmak |
|
| 94 |
Phrasals |
lash back (at someone) v. |
(birine) karşı saldırıya geçmek |
|
| 95 |
Phrasals |
lash back at someone v. |
birine sözle veya şiddetle karşılık vermek |
|
| 96 |
Phrasals |
throw something back at someone v. |
bir problemi birine geri paslamak |
|
| 97 |
Phrasals |
throw something back at someone v. |
bir sorunu tekrar birinin omzuna yüklemek |
|
| 98 |
Phrasals |
lash back (at someone or something) v. |
istemediği bir işe güzel şeyler hayal ederek katlanmak |
|
| 99 |
Phrasals |
lash back (at someone or something) v. |
evlenip çocuk sahibi olmayı kadının görevi olarak görmek |
|
| 100 |
Phrasals |
back over (someone or something) v. |
geriye doğru giderken (birinin veya bir şeyin) üstüne çıkmak |
|
| 101 |
Phrasals |
lash back (at someone or something) v. |
yatıp vatanı için yaptığını düşünmek |
|
| 102 |
Phrasals |
back over (someone or something) v. |
geri geri giderken (birinin veya bir şeyin) üstünden geçmek |
|
| 103 |
Phrasals |
lash back (at someone or something) v. |
dişinin doldurulmasına başka şeyler düşünerek dayanmak |
|
| 104 |
Phrasals |
back into (someone or something) v. |
arka arka giderken (birine veya bir şeye) çarpmak |
|
| 105 |
Phrasals |
back into (someone or something) v. |
arabayı, aracı geriye doğru sürerek (bir yere) girmek |
|
| 106 |
Phrasals |
lash back (at someone or something) v. |
istemediği bir cinsel ilişkiye güzel şeyler hayal ederek katlanmak |
|
| 107 |
Phrasals |
cut back to (someone or something) v. |
(birinin veya bir olayın yer aldığı) sahneye geri dönmek |
|
| 108 |
Phrasals |
back over (someone or something) v. |
arka arka giderken (birini veya bir şeyi) ezmek |
|
| 109 |
Phrasals |
back into (someone or something) v. |
arka arka manevra yapmak |
|
| 110 |
Phrasals |
back into (someone or something) v. |
geriye doğru giderken (birine veya bir şeye) vurmak |
|
| 111 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
(birini) tekrar (birine) yönlendirmek |
|
| 112 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
(bir şeyi incelenmesi/karar verilmesi için birine) geri göndermek |
|
| 113 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
önceye ait bir bilgiyi dönüp incelemek |
|
| 114 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
önceki bir şeye gönderme yapmak |
|
| 115 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
önceye ait bir bilgiye dönüp bakmak |
|
| 116 |
Phrasals |
wave someone back (from something) v. |
(birini bir yerden) uzaklaştırmak için eliyle işaret etmek |
|
| 117 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
(bir konuyu incelenmesi/karar verilmesi için birine) yeniden yöneltmek |
|
| 118 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
önceki bir şeye atıfta bulunmak |
|
| 119 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
(birine) bir daha danışmak |
|
| 120 |
Phrasals |
refer back to (someone or something) v. |
önceki bir şeyle ilinti kurmak |
|
| 121 |
Phrasals |
wave someone back (from something) v. |
eliyle geri gidin işareti yapmak |
|
| 122 |
Phrasals |
take (something) back to (someone) v. |
(birine bir şey/mesaj) iletmek |
|
| 123 |
Phrasals |
take (something) back to (someone) v. |
(birine bir şey/mesaj) götürmek |
|
| 124 |
Phrasals |
take (someone or something) back to (someone or some place) v. |
(birini/bir şeyi bir şeye/yere) geri götürmek |
|
| 125 |
Phrasals |
back someone or something into someone or something v. |
birini/bir şeyi geriye doğru birine/bir şeye sürmek |
|
| 126 |
Phrasals |
back someone or something into someone or something v. |
birini/bir şeyi geriye doğru birine/bir şeye hareket ettirmek |
|
| 127 |
Phrasals |
back someone or something into someone or something v. |
birinin/bir şeyin geriye doğru birine/bir şeye gitmesini sağlamak |
|
| 128 |
Phrasals |
take something back to someone or something v. |
bir şeyi birine/bir şeye iletmek |
|
| 129 |
Phrasals |
take something back to someone or something v. |
bir şeyi birine/bir şeye ulaştırmak |
|
| 130 |
Phrasals |
take something back to someone or something v. |
bir şeyi birine/bir şeye taşımak |
|
| 131 |
Phrasals |
take something back to someone or something v. |
bir şeyi birine/bir şeye götürmek |
|
| 132 |
Phrasals |
run back (to someone or something) v. |
(birine/bir şeye/bir yere) geri vermek |
|
| 133 |
Phrasals |
run back (to someone or something) v. |
(birine/bir şeye/bir yere) hemen geri dönmek |
|
| 134 |
Phrasals |
run back (to someone or something) v. |
(birine/bir şeye/bir yere) iade etmek |
|
| 135 |
Phrasals |
run back (to someone or something) v. |
koşarak (birine/bir şeye/bir yere) geri dönmek |
|
| 136 |
Phrasals |
run back (to someone or something) v. |
(birine/bir şeye/bir yere) hızla geri dönmek |
|
| 137 |
Phrasals |
lean back against (someone or something) v. |
geriye yaslanmak/dayanmak |
|
| 138 |
Phrasals |
lean back against (someone or something) v. |
(birine/bir şeye) yaslanmak |
|
| 139 |
Phrasals |
lean back against (someone or something) v. |
(birine/bir şeye) sırtını yaslamak/dayamak |
|
| 140 |
Phrasals |
lean back against (someone or something) v. |
geriye yaslamak/dayamak |
|
| 141 |
Phrasals |
lean back against (someone or something) v. |
(birine/bir şeye) yaslamak |
|
| 142 |
Phrasals |
lean back against (someone or something) v. |
(birine/bir şeye) dayanmak |
|
| 143 |
Phrasals |
lean back against (someone or something) v. |
(birine/bir şeye) dayamak |
|
| 144 |
Phrasals |
ask someone back v. |
birini iadeiziyarete çağırmak/davet etmek |
|
| 145 |
Phrasals |
ask someone back v. |
daha önce kendisini ağırlayan birini evine davet etmek |
|
| 146 |
Phrasals |
back someone or something out (from something) v. |
birini/bir şeyi (bir şeyden) geri geri çıkarmak |
|
| 147 |
Phrasals |
back someone or something up to someone or something v. |
birini/bir şeyi birine/bir şeye itmek |
|
| 148 |
Phrasals |
back (someone) for (something) v. |
(birine bir şey için) destek olmak/vermek |
|
| 149 |
Phrasals |
back (someone) for (something) v. |
(birini bir şeyde) desteklemek |
|
| 150 |
Phrasals |
back (someone or something) up to (something) v. |
(birini/bir şeyi bir şeye) doğru hareket ettirmek |
|